SAYIKLAMALAR

Bir gece taş bir balkonda oturursun. Balkon daracıktır, üç adımda enini, yedi adımda boyunu ölçersin. Altında mavi plastik bir sandalye vardır, sağ çarprazında balkona sekiz dokuz adım uzaklıkta da tek ışık kaynağın olan bir adet sokak lambası. Gökyüzü yıldız kazanıdır, etrafın ise sessizlik duvarıyla örülü.

Sessizlik ve karanlık… Dört bir yanın bunlarla çevrilidir. Tek güvenli bölgen on beş adım enindeki, sokak lambasının ışığının düştüğü dairendir. Gitmek istersin gidemezsin, kalmak istersin ama bir dürtü her zaman içini sıkar. Ne dürtüsüdür bu; saf bir gitmek dürtüsü mü, kalıp da ne olacağını görmek dürtüsü mü? Bilemezsin, tıpkı önündeki sonsuza kadar uzuyormuş gibi görünen karanlığın içinde nelerin dolaştığını, bu karanlığın nelere peydah olduğunu bilemediğin gibi.

Yıldızlar kayar birer ikişer, üçer beşer… Her birinde bir dilek tutarsın ama aslında sadece bir dileği tekrarladığını fark edersin. Hayallerim, diye mırıldanırsın her bir yol alıp sönen parlaklıkta. Hayallerim…

Nerededir onlar? Karanlığın içinde, sessizlikte veyahut o sarı ve kuru otların arasında? Belki gökyüzünde? Hani şu parlayıp parlayıp sönen yıldızdır belki hayallerin? Manidar değil mi? Gözün o yıldızdayken mi tutuyordun yoksa dileklerini? Sorular çok mu geldi? Kendine bile itiraf edemediğin taraflarına mı değindim?

O zaman sessizliğe ver kendini, bak aslında o kadar da sessiz değil. Rüzgarın okşadığı otların hışırtısı, zıplayan kurbağaların ürperten sesleri, zihninden yansıyan sesler… Karanlık da o kadar karanlık değil, hele ki her an bir şey olacak, bir şey ya da birisi gelecek beklentisi olduğu sürece…

Ama bunlar rahatlatıcı değil, hayır. Yok olmak iyi değil. Karanlık ve sessizlik yok oluşu anımsatıyor sana, en azından ben öyle hissediyorum. Ya da zihnini mi görüyorsun? Zihninin karanlık ve sessiz köşeleri mi ışığa çıkıyor böyle zamanlarda? Nerede neşen, nerede hayasızlığın? Karanlık mı yuttu hepsini?

Her karanlığın sonu aydınlığa çıkar, demişlerdi. Ya yalansa? Ya karanlık seni öyle bir yutar da bundan sonra hiç aydınlığa çıkamazsan? Korkma, belki sevdiklerin yanındadır. Belki en sevdiğine sarılıp ağlamak istersin.

Parlayıp parlayıp sönen yıldız...

Comments

Post a Comment

Popular Posts