KRALİÇE ÇOK YAŞA

Sabahları erken kalkarım. Çoğu canlı uykudadır ancak ben, ya da daha doğrusu çalışmak için doğmuş bizler, uykuyu pek tanımayız. Gece geç yatar, sabah erken kalkarız. Bazen uyuduğumuz ve uyandığımız zaman dilimi o kadar kısadır ki 24 saat bize sonsuz gibi görünür. Gün değişmemiştir, güneş batmamış ya da doğmamıştır. Kahvaltımızı ve akşam yemeğimizi yolda yaparız. İşte, böyledir hayatımız. Şikayet etmeyiz, çünkü çalışmak fıtratımızdadır. Bir şey istemeyiz çünkü almak değil vermektir amacımız. Her şey kraliçe için.

Sıcak nedir bilmeyiz. Derimiz kalındır, güneş ne kadar pişirirse o kadar kalınlaşır. Bazı canlılar acımasızdır, işinde gücünde olan bizleri postallarıyla ezerler. Ezilenlerin hakkını kimse sormaz, çünkü ezilenlerin fıtratında 44 numara postallar vardır. Yorum yapmayız, düşünmeyiz, işimiz bellidir, amacımız açıktır. Her şey kraliçe için.

Kışın dışarı çıkmayız, kimseyi rahatsız etmeyiz. Belki de bu yüzden eziyorlardır bizi yaz aylarında. Başkalarının kullanmadığı, attığı, artık beğenmediği artıkları toplarız. Bu artıklardan kendimize evler, yollar, yemekler çıkartırız. Belki kimseden izin almadığımız için kızıyorlardır bize. Ama emirlerimiz bellidir, git ve al. Her şey kraliçe için.

Git ve al. Basit ve net. Ölenler umursanmaz, yeter ki görevlerini yerine getirmiş olsunlar. Nereye gideceğimizi bize göstersinler de sonra başlarına ne gelirse gelsin. Neyse ki ben öncülerden değilim. Hızlı ve çok üreriz. Üremek bir görevdir, yüce bir ideadır. Daha çok işçi, daha çok yemek, yol ve ev demektir. Her şey kraliçe için.

Askerler kraliçeyi korur. Kendilerini bir kere görmüşlüğüm ya vardır ya yoktur. Tahtını oluşturan saman çöplerinden birisini ben taşıdım, Ağustos sıcağında, toprağın kavrulduğu zamanlarda. O altın sarısı tacını giyip salına salına gelmiş ve ne sağına ne de soluna bakmadan tahtına oturup bize hemen görevlerimizi vermişti. Hiç sorgulamadık, sorgulamayız da. Bilmeyiz böyle şeyler. Kraliçe ne derse odur, ne isterse yapılır. Varoluşumuz kraliçe içindir, o olmasa biz de olmazdık. Kraliçe çok yaşasın.

İlk ve son baharlarda ve yaz aylarında topladıklarımız kraliçe içindir. O büyük salonda yer, içer, artıkları bize kalır. Artıklar üsten alta pay edilir. Öncüler hep en az yiyenlerdir, kraliçeyi korumakla görevli olanlar ise en çok. Biz her şeyde olduğu gibi bunda da ne doyacak, ne de aç kalacak kadarını elde ederiz. Şikayet etmeyiz, asla. Kraliçemiz böyle uygun gördüyse, böyle olur. Kraliçe çok yaşasın.

Artık ömrümün sonlarındayım, şimdi şimdi bir şüphedir sarmaya başlıyor içimi. Ya hata ettiysek? Ancak çabuk siliniyor bu fikirler kafamdan. Tanrı kraliçemizi kutsasın

Comments

Popular Posts